• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/press534
  • https://twitter.com/press534
TAŞPINAR KÖYÜ WEB SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ?


Başlıksız Belge

Kızılay Web Banner 100X100

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar32.262832.3921
Euro34.778034.9173
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam118
Toplam Ziyaret382107









  : Hayal değil hakikat   :  Radyo53 yayında    : Görüntülü reklam yapılır    : Taşpınar köyü videolarını seyret   : Düğün videolarını seyret     Teyterle üzüm toplamak mazide kaldı



                                                               

İlginç Bilgiler



 

İLGİNÇ BİLGİLER:


Gökyüzü Neden Mavidir?

Gökyüzünün mavi görünmesinin tek sebebi kırılma hadisesidir. Güneş ışınları atmosfere girdiğinde atmosferdeki gaz moleküllerine ve toz parçacıklarına çarparak saçılır. Gün ışığı değişik dalga boylu birçok ışından oluşur. En kısa dalga boylu mavi ışınlar atmosferin üst tabakalarındaki küçük parçacılar tarafından hemen saçılırlar. Fakat kırmız ışık (ki en büyük dalga boylu ışıktır!) saçılmak için daha büyük parçacıklara çarpmak zorundadır. Gökyüzü açık olduğunda, mavi ışık diğer ışıklara oranla en fazla saçılan ışıktır. Bu yüzden de gökyüzü mavi görünür. Mesela gökyüzü yoğun bulutlarla veya dumanla dolu olduğunda, tüm ışınlar nerede ise aynı oranda saçılır. Bu da gökyüzünün gri renkte görünmesine sebep olur.

 

CİVCİVLER NASIL RENKLENDİRİLİR ?

GIDA BOYASI

Civcivlerin renklendirme işlemleri kimyasallar kullanılarak yapılmaktadır.şimdiye kadar gördüğümüz bir yöntem vardır.fakat zamanlama önemli olduğu için bu civciv için çok önemlidir.bazı insanlar yumurtanın ilk kuluçka dönemlerinde gıda boyasını ılık suyla karıştırarak yumurtaya enjekte ederler.bu olay sonucu büyük ihtimalle civciv yumurtadan çıktığı ilk 2-3 gün içerisinde hayatını kaybeder.bu olay civcivi alan çocuklar için olumsuz etki yaratabilir. Bazı insanlar ise civcivin yumurtadan çıkmasına 1-2 gün kala gıda boyasını ılık suyla yumurtaya enjekte ederek civcivin renklenmesini sağlarlar.bu işlem sonucu yumurtadan renkli civciv çıkar ve tüy dökme zamanına kadar renkli kalır.daha sonra ise normal tavuk haline gelir.fakat diğer normal tavuklar gibi sağlıklı olmaz.nedeni ise yapılan kimyasal işlemden dolayı bağışıklık sistemi zayıf kalmıştır ve normal tavuklara göre daha sağlıksızdır.

SOĞANIN YARAR VE ZARARLARI NELERDİR ?

YARARLARI

Soğan denilince ilk akla kuru fasulye,balık gelir.bu gıdalarla zevkle tüketiriz.bazılarımız ise kokusu yüzünden bu zevkli tüketimden mahrum kalır.soğan ağzımıza vermiş olduğu aromatik taddan dolayı bizlere yemek zevkini yaşatır. Soğan içinde bulundurduğu fosfor,iyot silis,a,b,c vitaminleri ve kükürt gibi maddelerle vücudumuz için tam bir doğal antibiyotiktir.bizleri bir çok hastalıktan korur.soğan ; romatizma ağrılarını azaltır. kan şekerini düşürmede yardımcı olur. sık idrara çıkartarak vücuttaki ödemin atılmasını sağlar. prostata karşı kalkan görevi görür tüm kanserlere karşı vücudu korumakta yardımcı olur. zayıflamaya neden olan bağırsak kurtlarını düşürmekte yardımcı olur. kanı temizler. bağırsak ve karaciğeri temizler. kış hastalıklarından korur. çok yağlı yemeklerle yenilirse çok alınan yağın etkisini azaltır. iştahı açar sindirim sistemini düzeltir. ...vb...bir çok yararı vardır.

ZARARLARI

Büyük bir zevkle yediğimiz soğan bazen bizlere kötü sonuçlar almamıza sebep olabiliyor.örnek vermek gerekirse kilolu olan ve diyet yapan kişiler soğanı çok tüketirlerse iştah açıcı özelliğinden dolayı diyetlerinde olumsuz sonuçlar alabilir.bazı insanlarda ise soğan zarı midede ağrı yapabilmektedir.bunların dışında zararlı etkileri görülmemiştir.

KURU TEMİZLEME NASIL YAPILIR ?

KİRLERİN DÜŞMANI

Giysilerimizi evde su ve deterjan ile makinada yıkamaktayız. Bazı kirler ise bu işlemde çıkmamaktadır. Çıkartmak için bir daha yıkayabilmekteyiz. İşte bu sefer giysilerimiz yıpranmaktadır. Defalarca yıkanan ve ütülenen giysilerimiz her seferinde aşınıp yıpranmaktadır. Sonuçta ise eskimiş elbiseler ortaya çıkmaktadır. Kuru temizlemede ise su yerine petrol ürünü kullanılır. Giysiyi ne kadar yıkarsak yıkayalım ürün özelliğini korumaktadır. Çünkü su ve deterjan ile teması yoktur. Aslında giysi kuru değil yine bir çözelti ile makinada yıkanmaktadır. İşin içinde su olmadığından adına kuru temizleme denmiştir.

PERK MADDESİ

İlk kuru temizleme fransada joly belin tarafından bulunmuştur. Yağlı bir elbise üzerine yanlışlıkla gaz lambasının içindeki kerosen maddesi dökülmüş ve kuruduğunda lekenin çıktığı görülmüştür. 1840 yılında ilk kuru temizleme dükkanı pariste açılmıştır.o zamanlarda kullanılan gaz ve kerosen yerine şimdi ise perkloroetilen kullanılmaktadır. Kısaca perk denilmektedir.

İŞLEMİN YAPILIŞI

İşlem nasıl gerçekleşir? İlk başta kuru temizleme makinasına atılmadan önce kir üzerine leke çıkarıcı madde dökülerek kir zayıflatılır. Daha sonra kuru temizleme makinasına atılır. Burada çözelti giysiye uygulanır. Bir süre çözelti kumaş üzerinde kalır. Daha sonra giysiye ısı uygulanarak çözeltinin kumaş üzerinden uçamsı sağlanır. Buharlaşan çözelti tekrar kullanılmak üzere başka bir yerde toplanır. Buharlaşan çözelti ile birlikte kirlerde yok olmuştur. Fakat kullanılan bu çözeltiler insan sağlığı için zarar teşkil etmektedir. Kullanılan perk maddesi çok toksik bir maddedir ve vücudumuz üzerinde baş ağrısı,mide bulantısı gibi etkileri vardır. Pek çok giysi türü kuru temizleme gerektirmez. Giysiler üzerindeki sadece kuru temizleme yapınız ibaresi üretici tarafından garanti adına geri almamak için ürünün normal yıkamayla bozulmaması içindir.çünkü kuru temizlemede ürün ilk günkü gibi duracak ve bozulmayacaktır.

 

 


İNSAN KORKUNCA NEDEN DİŞLERİNİ BİRBİRİNE VURUR?

Bir insan büyük bir tehlike veya korku verici olayla karşılaşınca vücudu otomatikman savunmaya geçer. Diğer canlılarda olduğu gibi dişler ve çene savunmanın ana mekanizmalarıdır.İşte bu nedenle ilk insanlardan gelen kalıtımsal yapıdan dolayı önce çene ve dişler harekete geçer. Çenedeki kaslar titrer, bu da sanki dişler birbirine vuruyormuş gibi görüntü verir.  

AKIL İLE ZAKA ARASINDA NE FARK VARDIR?

Akıl yalanla gerçeği, doğruile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünce yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan olgunlaştıkça aklı gelişir. Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yataneğidir. Genel olarak 12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşına kadar sürer sonra sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü olay karşısında aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir besteci müzik yapıtını aklıyla değil zekasıyla yaratır. Fakat en basit matematik problemini çözemeyebilir. Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farlılıklar gösterir. Akıl somut olarak ölçülemez, zeka IQ denilen testle ölçülebilir.

DOLUNAY İNSAN DAVRANIŞLARINI ETKİLERMİ?

İnsanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır. Eskilerin Ay'ın dönemlerine bağladıkları boş bir inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır. Bilim adamlarının yaptıkları bütün çalışmalar bu görüşün boş olduğunu kanıtlamıştır. Ay, dünyadaki okyanusların gel-git denilen suların alçalması ve yükselmesi olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır. Vücudumuzdaki suyun oranı , okyanuslardaki su miktarıyla kıyaslanamaz. Yani Ay'ın çekim gücü insanı etkileseydi yalnız dolunayda değil her gün olması gerekirdi. Dolunayda ayın parlaklığı da pek önemli bir etken değildir. Çünkü gönderdiği ışık miktarı Güneş'in gönderdiğinin 600 binde biri kadardır

NİÇİN GÖZYAŞI DÖKERİZ?

Dünyadaki canlılardan sadece insan ruhsal nedenlerle ağlar. İnsanı farklı kılan bu durum şüphesiz yaşam tarihindeki evrimin bir sonucudur. Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır. Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır. Bu konuyu ilk inceleyer Darwin'dir. Daha sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soğan doğrarken akan gözyaşlarının kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok protein içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır.

EVLERİMİZDEKİ SİNEKLER KIŞIN NEREYE GİDER?

Sineklerin her türü kışın ortadan kaybolur. Havaların ısınmasıyla birlikte ansızın ortaya çıkarlar. Sinekler ısıya karşı çok hassastır. Güneş bulutun arkasına girdiği zaman oluşan ısı düşmesinden etkilenirler. Kış günlerinde yaşama şansları yoktur. Ölmeden önce yumurtalarını toprağa veya kuytuya gömerler. Lavra ve yumurtalar soğuktan etkilenmez. Yaz sıcakları başlayınca yumurtalar çatlar ve yine sinekli günler başlar.

TÜKENMEZ KALEMİN DOLMAKALEMDEN NE FARKI VAR?

Kalemin tarihi yazınınkinden de eskidir. İlk insanlar sivriltilmiş çakmak taşlarıyla duvar resimleri yapmıştır. Mürekkepli metal kalemler Romalılar tarafından biliniyordu. Tükenmez kalem adı ile bilinen bilye uçlu kalemin ilk modeli 1880 yılında yapılmıştır fakat rağbet görmemiştir. Uçakların gelişmesiyle gündeme tekrar gelir. Uçaklar 2-3bin metreye çıkınca hava basıncı oldukça azalır. Dolmakalem mürekkebi basınç nedeniyle dışarı akarak kağıdı ya da giysiyi lekeler. 2.Dünya Savaşı'nda askeri uçaklarda kullanılan tükenmez kalem sonradan yaygınlaşmıştır. Tükenmez kalemlerde mürekkep kağıda pirinç uçtaki yuvaya yerleştirilmiş minik bir bilye aracılığıyla aktarılır. Fakat dolmakalemin özelliği seçkin ve yazıyı kaliteli kılmasıdır.

DOKTORLAR NİÇİN DİZİMİZE ÇEKİÇLE VURUR?

Bir sandalyeye rahatça oturup bacak bacak üstüne atarken doktor dizkapağının hemen altına, kası kemiğe bağlayan tedoma minik lastik bir çekiçle vurduğu zaman bacak ileri fırlar. Bu reflekste baldır kaslarındaki duyu sinirleri kasın genişlemesine tepki verir ve yeni sinir sinyalleri oluşturarak kaslara hafif bir basınç uygulandığını ve gerildiklerini omuriliğine iletirler. Omirilik ise bu basınca dayanabilmesi için kasların kasılması gerektiğini bildirir, bacak tekrar geri hareket eder. Refleks, beyin denetiminden geçmeksizin, yani beyin devrede olmadan doğrudan omuriliğin komutlarıyla gerçekleşmektedir. Diz kapağı refleksi omuriliğin işleyişi konusunda bilgi veren önemli bir tanı yöntemidir.

YAPISTIRICILAR NASİL YAPIŞTIRIYOR?

Yapıştırıcıların sağladığı yapışma olayı aslında kimyasal bir reaksiyondan başka bir şey değildir. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler kullanarak yaparlar. Yapışma olayında benzer veya ayrı malzemeden iki madde, bir de yapışkan gerekir. Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır. Yapıştırıcının moleküllerinin diğer iki madde molekülleri ile birleşme eğilimi gösterir bir yapıda olması gerekmektedir.

1 NİSAN ŞAKASININ KÖKENİ NEDİR?

1564 yılında Fransa kralı IX Charles, yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı. Daha önce Avrupada yaygın olan yıl başlangıcı Mart 25 idi. O zamanki iletişim şartlarında IX Charles'in bu kararı fazla yayılamadı. Duyanlar ise protesto amacıyla eski adetlerine devam ettiler.1 Nisan'da partiler düzenlediler. Diğerleri ise onları Nisan aptalları olarak nitelendirdiler.1 Nisan'a bütün aptalların günü adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz hediyeler verdiler, yapılmayacak partilere davet ettiler, gerçek olmayan haberler ürettiler. Yıllar sonra Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar 1 Nisan gününü kendi kültürlerinin parçası görerek devam ettirdiler. Oradan da bütün dünyaya yayıldı.

İNSANLAR NEDEN İÇKİ KADEHLERİNİ TOKUŞTURURLAR?

Bu konuda iki ayrı açıklama vardır. 1) İnsanların beş duyusunu tatmin amacıyla şarap kadehini sofrada çın sesiye tokuşturmak. Şarabın rengi, görme; diliyle tat alma; burunla koklama;eliyle dokurma,ve çın sesiyle işitme. Şarap bütün duyguları tatmin eder anlamını taşır. 2)Antik çağlarda bir insanın düşmanını yemeğe davet edip,ona zehirli içki sunması doğal sayılıyordu. Ev sahibi içkinin zehirsiz olduğunu kanıtlamak için kendi içkisini havaya kaldırır ve misafirin içkisinden bir yudumun kendi kadehine dökülmesini isterdi. Sonra aynı anda içkilerini içerlerdi. Misafir böyle durumda ev sahibine güvenini göstermek için kadehini ev sahibinin yukarı kaldırdığı kadehe hafifçe vurur, çın sesiyle içkiyi denemeye gerek olmadığını gösterirdi.

ÇİNLİLER YİYECEKLERİNİ NİÇİN ÇUBUKLA YERLER?

Çinlilerin yemek yeme alışkanlıklarının yiyeceklerini çok küçük parçalar halinde yemelerinden çubuk kullandıkları anlaşılıyor.Çinde eskiden yalnızca zenginler masada otururlardı. Halkın çoğunluğu tabakları ellerinde yemek yerlerdi. Bir elleriyle tabaklarını tutar, öteki elleriyle çubuk kullanarak beslenirlerdi. Hızla artan nüfus yüzünden yiyecek sıkıntısı çeken çinliler önlerindeki yiyeceği küçük parçalar halinde çoğaltarak yiyorlardı. O zamanlar ağaç sıkıntısı nedeniyle de tahta kullanımı kısıtlıydı. Masa kullanımı bu yüzden çok zordu. Çubuklar fildişinden ve kemikten yapılırdı.

DÜNYANIN EN ÇOK SÖYLENEN ŞARKISI HANGİSİDİR?

Bu şarkı"Happy birthday to you" dur. Şarkının asıl kaynağı Amerika'lı iki kız kardeşe aittir. Orijinal adı " Good Morning to All" yani " hepinize günaydın"dır. Daha sonra güftesi değiştirilerek bütün dünyaya yayılmıştır. Fakat telif hakkı kardeşlere aittir, onlardan sonra da Warner/chappel müzik şirketine geçmiştir. Müzik ticari amaçlı kullanıldığı zaman şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır.

MEZARA NİÇİN ÇİÇEK KONUR?

İlk olarak Mısır Firavunu Tutamkamon'nun milattan önce 1346 da öldüğünde mezarının çiçekten tacçlarla kaplandığı saptanmıştır. Kuzey Avrupada ise M.Ö 2000 yıllara kadar mezara çiçek konduğu belirlenmiştir. O zamanlarda bu çiçeklerin amacı iyi ruhları çekme, kötaü ruhları kovma amacıylaydı. Sonradan ise asıl amaç cesetler çürürken çıkan kokuyu kamufle etme amacını taşır. Servi ağacı da bu nedenle mazarlıklarda kullanılır. Ağacın yaprakları rüzgarı önler, kendine özgü ferah kokusu vardır. Cenaze törenherinde siyah giyinmenin amacı da mezarlıklarda hayalletlerden sakınmak amacı taşımaktadır.

İNSANLAR SAATLERİNİ NEDEN SOL KOLLARINA TAKARLAR?

Özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların çoğu saatlerini sol kola takar. Çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığı yüksektir. Zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının yanındadır. İnsanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler.

SATRANÇTA NİÇİN ŞAH O KADAR PASİFTİR?

Çünkü şah koruma altındadır. Zaten satrançta amaç şahı almaktır. O yüzden bütün taşlar onu korumakla görevlidir. Vezir ise başkumandan gibi şaha yardım eder. İleri geri, çapraz her yöne gidebilir. Batıda vezire Kraliçe adı verilmiştir. Bununla Kraliçe'nin Kralın en büyük desteği olduğunu işaret etmektir. Satranç 6. yüzyılda Hindular tarafından oynanmaya başlanmış, oradan dünyaya yayılmıştır.

BİR HAFTA NİÇİN YEDİ GÜNDÜR?

Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda bilinen beş gezegen ile güneş ve ayın sayısı nın 7 oluşu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde göğün 7 kat oluşu ve doğadaki ana renk sayısının 7 oluşu, müzik notalarının 7 oluşu sayının önemini daha çok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı.

NİÇİN OTELLERİN KAPILARI DÖNER KAPIDIR?

Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur. Büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. Özellikle çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk havanın da içeri girmesini engeller.

BARDAKTAKİ BUZLAR NİÇİN BİRBİRLERİNE YAPIŞIR?

Buzun erimesi için yalnızca sıcaklık değil basınç da önemlidir. Dağlardaki buzulların kayma nedeni de budur. Basınçla alt tabaka erir ve kayma oluşur. Bir kabın içinde ya da bir bardakta üstüste duran buzların herbiri altındakine değdiği noktada bir basınç oluşturur ve bu noktada çok küçük kısım erir.Buradan hareket eden su çok az yanda iki buz küpçüğünün birleştiği noktada tekrar donar. İki buz parçası kaynak yapılmışcasına birbirlerine yapışır ve orada bir daha erime olmaz.

             CEP TELEFONU ALIRKEN DİKKAT !
    Cep telefonunuzun hangi fabrikada uretildigini ve kalitesini, sagliginizi olumsuz etkileyip etkilemedigini ogrenmek istiyorsaniz;

*#06# yaziniz. Aninda telefonunuzun seri numarasi ekraninizda belirecektir. Bu 15 haneli bir sayidir. Yedinci ve sekizinci rakamlara bakiniz. Phone serial no. xxxxxx??xxxxxxx Eger yedinci ve sekizinci rakamlar 13 ise cep telefonunuz Azerbaycan 'da bir fabrikada uretilmistir. Verdiginiz paraya yazik olmus. (asiri kotu ve ayrica sagliginiza cok zararli) Eger yedinci ve sekizinci rakamlar 02 veya 20 ise demek sizin cep telefonunuz Birlesik Arap Emirligi'nde bir fabrikada uretilmis. (cok kotu ) Eger yedinci ve sekizinci rakamlar 08 veya 80 ise, telefonunuz Almanya'da bir fabrikada uretildi (iyi) Eger yedinci ve sekizinci rakamlar 01 veya 10 ise demek sizin cep telefonunuz Finlandiya'da bir fabrikada uretilmis (cok iyi ) Sayet yedici ve sekizinci rakamlar 00 ise demek sizin cep telefonunuz Orjinal fabrikasinda uretilmistir.( Harika. Tercih edilen)

>
Rize belediyesi Kameralar

 

ATMACA